Anadolu Kahvesi
Ürünlerimiz
Bilgi Ağacı
İletişim

Biz Kimiz?

Tarihçemiz

Değerlerimiz

Mağazamızı Ziyaret Edin

Müşteri Hizmetleri: +90.......

Bizi Takip Edin
  • Facebook - Gri Çember
  • Heyecan - Gri Çember
  • Instagram - Gri Çember
  • YouTube - Gri Çember

Sosyal Medyada da sizinleyiz.

Bilgi Güvenliği Politikası

 2019, ANADOLU KAHVESİ her hakkı saklıdır.

ÖĞRETMENİM ÇİLEK NE?


Diyarbakır’ın bir dağ köyünde ilköğretimde görev yapan öğretmen Matematik dersinde ;

– Bir kasada şu kadar çilek varsa, 10 kasada kaç çilek vardır? Diye öğrencilerine bir soru soruyor.

Öğrenciler:

– Öğretmenim çilek ne? Diyorlar.

Öğretmen:

– İşte çocuklar çilek. Diyor.

– Biz hiç çilek yemedik. diyorlar.

Bunun üzerine öğretmen pes etmiyor, oturup Bursa’daki tarım firmalarına toprak numunesi yolluyor ve diyor ki;

– Bu toprakta çilek yetişir mi ? diyor.

Bursa’daki firmalardan cevap geliyor.

– Evet Diyarbakır şartlarında çilek yetişir.

Hatta mektubun yanında çilek fideleri ve yetiştirme şeklini anlatan bir tarif yolluyorlar. Öğretmen öğrencilere okuyor nasıl yetiştirileceğini, çıkarıyor bahçeye ve diyor ki:

– Bu sene size matematikten sınav yok.

Öğrenciler:

– E nasıl not alacağız öğretmenim?

Hepsine bahçeyi kazdırıp, çilekleri diktirip, can sularını verdikten sonra her birine dörder çilek fidesi verip:

– Şimdi gideceksiniz evinize anne babanıza ben size nasıl öğrettiysem sizde onlara öyle öğreteceksiniz.

Çocuklar gidiyorlar evlerine hepsi anlatıyorlar ve çilekleri dikiyorlar ve öğretmen diyor ki:

-Çilek mevsimi gelince getireceksiniz tabakta on tane çileğe bir not alacaksınız.

Çocuklar tabaklarla getiriyorlar, çilekleri sayıyor öğretmen, eksik olanlara da tam not veriyor ve sonra diyor ki:

– Çocuklar nasılmış tadı?

Öğrenciler:

-Valla ucunda not vardı diye yiyemedik.

– Hadi bakalım yiyin. Diyor öğretmen.

Çocuklar ağızlarını burunlarına bulaştıra bulaştıra yiyorlar çilekleri. Aradan iki yıl geçtikten sonra çilek girmemiş o köyün halkı şu anda Diyarbakır’ın pazarında çilek satıyorlar.

Şimdi düşünüyorum da, öğretmen olmak bu işte gerçekten… Tahtada müfredat anlatmak değil… Bulunduğun yere, bulunduğun ülkeye, okula bir şeyler katmak…